Batı için Pakistan Medreselerinin İfade Ettiği Anlam

Batı için Pakistan Medreselerinin İfade Ettiği Anlam

İslâm eğitim sisteminin en köklü kurumu şüphesiz medreseler olmuştur. Kuruluş maksatları ve yapılanmaları itibariyle günümüz eğitim sistemi içerisinde yer alan pek çok eğitim kurumunu içinde barındırdığı görülen medreselerin günümüzde biraz daraltılmış bir anlam ile anılıyor olmaları bir talihsizliktir. Buna son yüz yıl içinde Batı’nın Müslümanlara biçtiği rolü ve İslâm eğitim kurumlarına bu çerçevede yaklaşılmasını da eklediğimizde ortada mutlaka çözülmesi gereken bir problem, neşter vurulması gereken kangrenleşmiş bir yara olduğu gibi bir izlenim edinilmekte veya verilmektedir. Konu bütünüyle, Batılı çevrelerin yaklaştığı veya yaklaşmak istediği gibi olmamakla birlikte tamamen problemsiz de değildir.

Keep reading

Hayatı ve Eserleriyle Abdülmecid Tosyevi

Hayatı ve Eserleriyle Abdülmecid Tosyevi

XVI. yüzyıl Osmanlı ulemâsından olan Abdülmecîd b. Şeyh Nasûh et-Tosyevî, başta tefsir olmak üzere çeşitli ilim dallarında çok sayıda eser veren çok yönlü bir şahsiyettir. Tasavvufî bir çevrede yetişen müellif, insanların Kur’ân’ın rehberliğinde dünya ve âhiret saadetini hedeflemiş ve bu amaçla Kur’ân tefsirine yönelik bazı eserler kaleme almıştır. Bu eserler toplumun en çok okuduğu sûre tefsirleri ve bazı konulu tefsirlerinden oluşmaktadır. Bu makâlede Abdülmecîd Efendi’nin hayatı hakkında bilgi verilmiş, çeşitli kütüphanelerde bulunan ellinin üzerinde yazma eserinin tespiti yapılmış ve bulundukları yerler gösterilmiştir.

Keep reading

Hind Alt Kıtasında Siret Kitaplarında Muhteva Değişimi

Hind Alt Kıtasında Siret Kitaplarında Muhteva Değişimi

Klasik sîret kitaplarında ağırlıklı olarak Hz. Peygamber’in (s.a.) bir bütün olarak hayatı, ailesi, ashabı ve dönemi hakkında tarihi bilgiler verilip yer yer onun risaletinin mahiyetine dair bahisler açılır. 18. ve 19. yüzyılda Hıristiyan misyonerliğinin güçlenmesinden ve oryantalistlerin sîret konularına daha fazla eğilmesinden sonra her iki dindeki peygamberlik düşüncesi ve peygamberin kimliği ile ilgili yeni tartışmalar başlamıştır. Bu noktada en büyük değişimin Hint alt kıtasında ortaya çıktığını söylemek mümkündür. Buna paralel olarak 19. asrın ortalarından itibaren bölgede kaleme alınan sîret kitaplarında kelam, fıkıh ve ahlak konuları da işlenmeye başlamıştır. Şiblî Nu’mânî ve Seyyid Süleyman Nedvî’nin kaleme aldığı Sîretü’n-Nebî adlı kitapta yer alan ulûhiyyet, nübüvvet, ibâdet, ahlak ve yönetim konuları bu tartışmaların ürünüdür.

Keep reading

Oryantalist Misyonerler  ve Kur’an

Oryantalist Misyonerler ve Kur’an

Hint alt kıtasında Babürlüler Devleti hükümdarı Ekber Şâh zamanında Katolik Cizvitler ile başlayan misyonerlik faaliyeti İngilizler’in alt kıtadaki hakimiyetlerinin ardından Evancelist Protestanlarca devam ettirilmiştir. Misyonerlerin Hint toplumunu Hristiyanlaştırma çalışmaları siyasi ve sosyal dengeleri altüst etmekle kalmamış yüzyıllardan beri devam eden İslâm ilim geleneğinde kırılmalar meydana getirmiş, ilmî faaliyetlerin süregelen seyrinin yönünü değiştirmiştir. Nitekim bir dönem üç yüzü aşkın cemiyet ile çok geniş çaplı faaliyetler gösteren Protestanlar Kitab-ı Mukaddes’i merkeze alan ilmî ve fikrî çalışmalarının yanında kaleme aldıkları Kur’ân ve Hz. Muhammed (s.a.) ile ilgili eserlerde çeşitli iddialar ortaya atmışlardır. Misyonerlerin özellikle 1750’lerden sonra artan Kur’ân çalışmalarına müslümanlar karşılık ve cevap vermişler, böylece 1850’lere gelindiğinde yüzlerce çalışma ortaya çıkmıştır. Elinizdeki bu kitap, XVI. yüzyıl ortaları gibi çok erken dönemlerde başlayan ve XVIII. yüzyılda yoğunlaşan misyonerlik faaliyetlerinin dinî, ilmî ve kültürel boyutlarını ele almakta; misyonerlerce yapılan Kur’ân ve tefsir çalışmalarına, bunlara verilen cevaplara ve getirilen eleştirilere dikkat çekmektedir. Misyonerlerin ‘faaliyet yapılacak en uygun yer’ olarak tasvir ettiği Hint alt kıtasında yürüttükleri çalışmalar ve ortaya konulan tepkiler etraflıca bilinmeden son yüz yılda İslâm dünyasının diğer bölgelerindeki müslüman ilim ve fikir adamlarında meydana gelen değişimin doğru algılanması bir hayli zor olacaktır.

Keep reading

Kur’ân’da Medîne Yahudilerinin Farklı Yahudilik İnanç ve Anlayışları

Kur’ân’da Medîne Yahudilerinin Farklı Yahudilik İnanç ve Anlayışları

Hicret’ten sonra nazil olan ayetlerde müslümanlar ile yahudiler arasında pek çok olayın cereyan ettiği, her iki toplum arasında dini anlayış farklılıklarının baş gösterdiği çok açık bir biçimde gözlenmektedir. Müslümanlar ile yahudiler arasında Medine döneminde ortaya çıkan inanç ve tutum farklılıkları Kur’an-ı Kerim’de yer almış ise de Medine yahudilerinin bu inanç ve tutumlarının Hz. Musa’dan itibaren ortaya konan Yahudilik ile bir paralellik arz edip etmediği önemli bir mesele olarak dillendirilm iştir. Zira özellikle son birkaç asırdır bu konularda araştırma yapan kimseler Medine yahudilerinin inanç ve tutumlarından bazısının genel Yahudilik çizgi sine uymadığını, Kur’an’ın getirmiş olduğu eleştirilerin tüm Yahudiliği bağlamayacağını söylemişlerdir.

Keep reading

Hint Alt-Kıtasında İslâm Araştırmalarının Dünü Bugünü

Hint Alt-Kıtasında İslâm Araştırmalarının Dünü Bugünü

Hint alt-kıtası olarak adlandırılan geniş coğrafya 1947 yılında Hindistan ve Pakistan olarak iki ayrı devlete bölünmüş, Doğu Pakistan olarak adlandırılan bölge ise 1971 yılında Bengladeş adıyla müstakil bir devlet hüviyetini almıştır. Bu üç devlet, aralarındaki bazı küçük farklara rağmen demografik yapısı itibariyle birbirine büyük ölçüde benzemektedir. Konuya İslâm araştırmaları açısından bakıldığında da üç ülke benzer özellikler göstermektedir.

Keep reading

Hint Altkıtası Geleneksel Öğretim Kurumlarında Din Eğitimi

Hint Altkıtası Geleneksel Öğretim Kurumlarında Din Eğitimi

Müslümanlar İslâm dininin erken dönemlerinde Hint altkıtasına ulaşmışlardır. Bu yıllarda başlayan din eğitimi faaliyetleri önceleri cami merkezli yürütülmüştür. Zamanla medreseler kurulmuş ve bu medreselerde çeşitli programlar geliştirilmiştir. Bunlardan XVIII. yüzyılda hazırlanan Ders-i Nizâmî programı bazı değişikliklerle günümüz medreselerinde hâlen uygulanmaktadır. Bu araştırmada, Hint altkıtası medreselerinde yürütülen din eğitiminin gelişimi tarihsel açıdan incelenirken süreç içerisinde ortaya çıkan yenilikler esas alınarak çeşitli dönemler belirlenmiştir. Konu, bu bağlamda ‘kurumsal altyapı oluşumu’ (711-980), ‘program gelişimi ve kurumsallaşma’ (980-1857), ‘yeniden yapılanma ve ekolleşme’ (1857-1947) olarak isimlendirilen dönemler çerçevesinde ele alınmıştır.

Keep reading

Kur’an İlimleri Terimlerinin Kaynağı ve Oluşumu

Kur’an İlimleri Terimlerinin Kaynağı ve Oluşumu

Kur’an’ın indigi dönem kendisine özgü şartlar ve imkanlar taşımaktadır. Özellikle Kur’an-ı Kerim’in büyük bir kısmının (86 süre) geldiği Mekke yıllan Hz. Peygamber’in (s.a.) ve az sayıdaki ashabının ağır şartlar içerisinde varlık mücadelesi verdikleri bir dönemdir. Aynı zamanda yağw-ı bir eğitim dönemi olan bu yıllarda özellikle İslam’ın bayraktarlığını yapacak olan ashabın iman, ahlak, yaşanb ve düşünce itibariyle yetişmesi ve olgunlaşması hedeflenmiş gibidir. Müslümanlar bu yıllarda belli aralıklarla inen Kur’an ayetlerini okuyor, anlamadıklan noktalar üzerinde aralarında mübahase ediyor veya Resülullah’a sorarak ondan gelen açıklamalan belliyorlardı.

Keep reading